Borçlar Hukukuders notuMakaleler

Kusur Sorumluluğu | Ders Notu

Borçlar hukukunda Kusur Sorumluluğu 

Bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla sözleşme dışında diğer bir kimseye vermiş olduğu zararın giderilmesini düzenleyen sorumluluğa kusur sorumluluğu denir.

Kusur Sorumluluğunun Unsurları

1-Fiil(davranış): İnsanın bir şey yapmaya veya yapmamaya ilişkin bilinçli iradi ürününe fiil denir. Fiil Maddi olabileceği gibi Manevide olabilir. Maddi fiil, dışa yansıyan insan hareketidir. Manevi fiil, psikolojiktir, iradi davranıştır.

Fiilin çeşitleri: Kusurlu fiil olabileceği gibi kusursuz da olabilir. Hukuka uygun olabileceği gibi hukukun tasnif etmediği bir hukuka aykırı davranış da olabilir. Müspet olabileceği gibi menfi de olabilir. Olumlu olabileceği gibi olumsuz da olabilir. Olumlu fiil, bir şey yapmak ve aktif olarak yapmak olarak tanımlanır. Olumlu fiilin dışarıdan bakıldığında farkedilmesi gerekmektedir. Örneğin tabancayla adam öldürmek bir olumlu fiildir. Olumsuz fiil, hiçbir şey yapmamak veya bir şey yapmamak şeklinde gerçekleşir. Örneğin gece arabası park edip ekmek almaya inen kişi park ışığını yakmadıysa ve kaza meydana gelirse olumsuz davranış vardır.

2-Zarar: Kusurun olabilmesi için bir zarar meydana gelmelidir. Zarar maddi olabileceği gibi manevi de olabilir. Maddi zarar, bir kimsenin iradesi dışında mal varlığında meydana gelen eksilmedir. (maddi zararın, kişiye verilen zarar, fiili zarar, somut zarar, soyut zarar, yoksun kalınan kar, menfi zarar müspet zarar olarak çeşitleri vardır.) Manevi zarar, bir kişinin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilme olarak tanımlanabilir.

3-Uygun İlliyet Bağı: Zararla davranış arasında sebep-sonuç bağının olması gerekmektedir. Bu illiyet, ortak illiyet, yarışan illiyet, seçimlik illiyet olarak 3 çeşittir. Ortak illiyet; Sebepler tek başına yeterli değildir. Bütün kişilerin kusurlu davranışlarının bir araya gelmesi gerekir. Örneğin bir hastaya ilaç 2 kere enjekte edilir ve hasta ölürse ortak illiyet söz konusu olur. Yarışan illiyet; Birden çok sebebin her birinin zararlı sonucu tek başına meydana getirmeye elverişli olduğu hallerde vardır. Örneğin, İki avcının C’ye ateş etmesi. Seçimlik illiyet: Sonuç sebeplerden yalnız biri sonucu meydana getirmesiyle söz konusu olur. Ama hangisinin meydana getirdiği tespit edilemiyordur. Bu durumda seçimlik illiyet söz konusu olur. Örneğin kavgada birinin yaralanması sonucu , hangisinin yaraladığı anlaşılamıyorsa seçimlik illiyet vardır.

İlliyeti kesen sebepler: Zarar görenin kusuru varsa illiyet bağı kesilir. Üçüncü kişinin kusuru bulunuyorsa illiyet bağı kesilir. Ayrıca, mücbir sebep söz konusu ise illiyet bağı kesilir.  İlliyet bağı kesilince zarar veren veya borçlu sorumluluktan kurtulur.

4-Kusur: Hukuk düzeninin kınadığı , hoş görmediği davranışa kusur denir. Kusur , kusur sorumluluğunun bir unsurudur.

Kusurun çeşitleri

Kast: Hukuka aykırı sonucu failin bilerek işlemesidir.

İhmal: Hukuk düzeninin yüklemiş olduğu önleme aykırı hareket etmek, önlemleri uygulamamaktır. İhmal, aynı şartlar altında olan her insanın alması gereken tedbirleri almaması şeklinde olursa ağır ihmal söz konusu olur, dikkatli kişilerin gösterebileceği özenin göstermemiş olması hafif ihmale girmektedir.

5-Hukuka Aykırılık: Kusur sorumluluğundan bahsetmek için hukuka aykırılık bulunmalıdır. Hukuka aykırılık teşkil eden haller ise 2 kategoride sınıflandırılmıştır.

Temel koruma normları ile doğrudan doğruya korunan hukuki varlıkların ihlali ; Başkasını öldürme yasağı, başkasının vücut bütünlüğü , kişiliği, ayni hak ve zilyedliğini ihlal yasağı, dürüstlük kuralına aykırı davranma yasağı.

Hukukça korunan menfaatlerin veya özel koruma normlarının ihlali; Zarar görenin mamelaki , ticari faaliyetler.

Hukuka aykırılığın tespit edilebilmesi için hukuka uygunluk sebepleri bilinmelidir. Bu sebepler;

  • Zorunluluk hali: Bir kimsenin kendi veya bir kişinin şahıs veya malvarlığını açık yada yakın bir zarar tehlikesinden korumak için başkasının mallarına zarar vermesi halidir.
  • Kişinin hakkını kendi gücüyle koruması: Güce başvurmak için, bir hakkın korunması gerekir, yetkili organların zamanında müdahalesi mümkün olmamalıdır, hakkın korunması için imkan mevcut olmamalıdır. Güç uygun ve dengeli olmalıdır.
  • Özel hukuktan doğan bir hakkın kullanılması
  • Meşru müdafaa: Meşru müdafaada bulunan kişini kendi veya 3. kişiye karşı yönelmiş saldırı olmalıdır. Saldırı hukuka aykırı olmalıdır. Saldırı devam etmelidir. Saldırı ile müdafaa arası bir denge olmalıdır. Savunma saldırgana karşı yapılmalıdır.
  • Kanunun verdiği yetkinin kullanılması
  • Vekaletsiz iş görme
  • Zarar görenin zarara razı olması

 

Etiketler
Daha Fazla Göster

5 Yorum

  1. Sayın yetkili
    çok güzel elinize emeğinize sağlık.
    e mail listesine beni de eklerseniz sevinirim
    saygılarımla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı