MakalelerMedeni Hukuk

Başlık Parası Geri İstenebilir Mi?

Başlık Parası Geri İstenebilir Mi?

Bu yazımızda kızların evlenirken ailelerinin razı olması için damat tarafından ödenen paranın geri istenip istenemeyeceği ele alınacaktır. Ancak buna geçmeden önce bu paranın hukuken bir oluru var mı, istenmesi hukuka uygun mu, eğer uygunsa nasıl istenmeli, ne kadar istenmeli gibi sorulara cevap arayacağım.

Böyle bir paranın talep edilmesi hukukumuzda kabul görmemiştir. Bu demiş olduğum gibi eskiden beri gelen bir adet-gelenektir. O nedenle bu paranın istenebileceği bir miktar , isteme şeklini incelememiz hukukçu olarak bizlere düşmeyecektir.

Kızın babasının evlenmeye razı olmasının karşılığı olarak (başlık) adı altında mal veya para alması hukuka ve genel ahlak kurallarına aykırıdır. Türk Borçlar Kanununun 81. maddesinde haksız veya ahlaka aykırı bir amaç için verilen şeyin hukuki kabul edilemeyeceği düzenlenmiştir. Medeni Kanun ve diğer kanunlarda evliliği temin maksatlı güvence parası (başlık parası) adı altında bir bedelin istenebileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu ad altında ödenen para her ne kadar geçmişten beri süregelen bir şey olsa da genel ahlaka ve kamu düzenine aykırı olduğu belirgindir. Genel ahlaka ve kamu düzenine aykırı olarak ödenen parada eksik borç niteliğindedir ve dava yoluyla talep edilemez. Bu demek oluyor ki hukuken ‘başlık parası’ olarak verilmiş bir para geri istenemez.

 

Bu konuda yüksek mahkememiz olan Yargıtayın 2014 tarihli bir kararını örnek olsun diye buraya bırakayım;

13. Hukuk Dairesi         2014/19529 E.  ,  2014/20906 K

MAHKEMESİ : Şereflikoçhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/01/2013
NUMARASI : 2011/180-2013/76

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Y.. A..’ın kızı olan diğer davalı N.. A..’ı, oğlu M. Ö. ile evlendirebilmek için davalı babaya 6.000,00 TL güvence parası, 6.000,00 TL karşılığında altın ve 3.500,00 TL karşılığında giysi alınıp teslim edildiğini, davalı N. ile oğlunun evlendiğini ancak davalı Y.. A..’ın resmi nikah kıydırmadığını, resmi nikah istediklerinde kızının boşandığı eşinden nafaka aldığını ve davalının kızını alıp götürdüğünü, davalıların kendisini haksız yere 15.500,00 TL zarara uğrattıklarını belirterek davalılardan 15.500 TL alacağın tahsiline, mahkeme masraflarının davalılara yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne 5.000 TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı diğer taleplerinin yanında, davalı Yaşar’ın kızı olan diğer davalı Nurgül ile kendi oğlunu evlendirebilmek için, davalı Yaşar’a 5.000,00 TL güvence parası (başlık parası) verdiğini iddia ederek, bu bedelin iadesini istemiştir. Mahkemece, “…davacının oğlu ile davalılardan N.. A..’ın evlenmek amacıyla resmi nikah olmaksızın bir araya gelerek yaşamaya başladıkları, tarafların birlikte yaşamalarından önce düğün hediyesi olarak davacı tarafından davalıya kıyafet ve ziynet eşyası alındığı, düğün hediyesi olarak alınan ziynet eşyası ve altınların kadına ait olduğu anlaşılmakla bunların bedeline yönelik istemin reddine karar verilmiştir.

Her ne kadar davacı taraf davalılara 6.000 TL güvence parası verdiğini belirtmiş ise de 6.000 TL para verdiğine ilişkin yazılı belge bulunmadığı gibi davalıların 5.000 TL para verildiğini kabul ettikleri, tanıkların da 5.000 TL paranın davacı tarafından verildiğini beyan ettikleri dikkate alınarak davacı tarafından davalılara 5.000 TL güvence parası verildiği kabul edilmiştir. Dosya kapsamından davacı tarafından davalılara verilen paranın güvence parası başlık parası olarak verildiği anlaşılmıştır. Tanıklar da 5.000 TL’nin güvence parası olarak davacı tarafından davalı Yaşar’a verildiğini belirtmişlerdir.

Davalılar da 5.000 TL güvence parasının davacı tarafından verildiğini kabul etmişlerdir. Kural olarak kişinin davranış özgürlüğü, hukuk ve genel ahlak kuralları ile sınırlıdır. Sözleşme özgürlüğünün hukuka aykırı olarak aşılması veya etkilenmesinin müeyyidesi BK.nun 19 ve 20. maddelerinde gösterilmiş ve böyle bir bağıtın hükümsüz olduğu kabul edilmiştir. Kişinin dilediği kimse ile evlenmesi, yasanın öngördüğü sınırlar içinde, temel hak ve hürriyetinin bir gereğidir.

Kızın babasının evlenmeye razı olmasının karşılığı olarak güvence parası, başlık adı altında aldığı mal veya para, bu ölçüler içinde hukuka aykırı düşeceğinden, bunu sağlayan bağıt ve taahhütler de hükümsüz sayılmalıdır. Bu nedenlerle güvence parası olarak alınan 5.000 TL’nin davacıya iadesine karar verilmesi gerekmiştir…” gerekçeleri ile davacının diğer taleplerinin reddine ancak bahsi geçen evliliği temin maksatlı güvence bedeline yönelik talebin kabulüne karar verilmiştir. Evliliğin tarafların ortak ve hür iradeleri Medeni Kanun’un belirlediği ilkeler çerçevesinde yapılması gerektiği düzenlenmiştir.

Medeni Kanun ve diğer kanunlarda evliliği temin maksatlı güvence parası (başlık parası) adı altında bir bedelin istenebileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu ad altında ödenen paranın genel ahlaka ve kamu düzenine aykırı olduğu belirgindir. Genel ahlaka ve kamu düzenine aykırı olarak ödenen parada eksik borç niteliğindedir ve dava yoluyla talep edilemez.

Bu durumda mahkemece, davanın belirtilen gerekçelerle tümden reddi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 85,40 TL harcın istek halinde iadesine, 24.6.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı