ders notuHukukMakalelerWorldYargıtay Kararları

Avukatın Hesabına Yatan Parayı Nasıl Alırım?

Avukatın Hesabına Yatan Para Nasıl Tahsil Edilir?

 

Avukatın Hesabına Yatan Parayı Nasıl Alırım?

Avukatın Hesabına Yatan Para Nasıl Tahsil Edilir?

 

Avukatın Hesabına Yatan Parayı Nasıl Alırım?

Avukat ile temsil edildiğimiz hukuki uyuşmazlıklarımızda kendi adımıza hükmedilen paraların istisnalar oluşmamışsa avukatın hesabına yatması genellikle kabul gören bir kuraldır. Ancak alacaklı bir dilekçe vererek kendi hesap numarasını yazar ve ona yatmasını isterse alacaklının hesabına da para yatabilir. Bazı kanunlarımızda (ör: icra iflas kanunu) alacaklının alacağının doğrudan avukatın hesabına yatacağı söylenmiştir. Bu halde avukat kendi hesabına yatan parayı size bekletmeden vermek zorundadır.



Kanuni Düzenlemeler

Türkiye Barolar Birliğinin yayımlamış olduğu bildiriye göre meslek kuralları madde madde belirtilmiştir. Burada 43. maddede , “Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir. Müvekkille ilgili bir hesap varsa uygun sürelerde durum yazıyla bildirilir.”  diyerek avukatın parayı hemen müvekkile verme yükümlülüğüne dikkat çekmektedir.

Avukatlık Kanunu Madde 166 – Avukat, müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları,
parayı ve diğer her türlü kıymetleri, avukatlık ücreti ve giderin ödenmesine kadar, kendi alacağı
nispetinde elinde tutabilir. demektedir. Ancak bu cümleden elinde tutması gereken sürenin sınırlı olduğu anlaşılmalıdır.

Avukatın görevini gereği gibi yapmaması nedeniyle cezalandırılacağı ise yine Avukatlık kanununda güvenceye bağlanmıştır, Madde 62 ye göre;  Bu Kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar Birliğinin yahut baroların organlarında görevli olarak kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi kötüye
kullanan avukat Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesi hükümlerine göre cezalandırılır.

Her ne kadar 257. madde göz önünde tutulsa da burada hizmet nedeniyle bir güveni kötüye kullanma suçu oluşmaktadır . Yargıtayın kararları da genellikle TCK 155 den yanadır.

Peki ya vermedi ?

Hak arama özgürlüğünüz kapsamında Avukatınızı baroya şikayet etmelisiniz.

Bu konuda bir çok karar vardır;

“Avukat üstlendiği işi sonuna kadar sürdürmeye, makul sürelerle müvekkiline bilgi vermeye, vekalet ücreti dışında dosyalardan çekilen paralar ve yapılan harcamalar konusunda müvekkiline hesap vermeye zorunludur. (7.11.1987
T. E. 1987/49 K. 1987/88)38 (15.11.1986 T. E. 1986/50 K. 1986/63)”

“Mahkeme veznesinden aldığı teminatın bir bölümünü haklı bir sebebe dayanmadan müvekkile iade etmeyen avukat disiplin suçu işlemiş olur.
(24.12.1988 T. E. 1988/74 K. 1988/65)”

“Avukatın icra takibini üstlendiği senetleri arkadaşına ciro ettirip onun adına yapması ve tahsil ettiği parayı iş arkadaşına vermeyerek alıkoyması mesleğinin niteliğine, düzen ve geleneklerine aykırıdır. (15.9.1990 T. E. 1990/52 K. 1990/2)”



 

Yargıtayın Kararı

T.C.
Yargıtay
15. Ceza Dairesi

Esas No:2013/5164
Karar No:2014/20851

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Sanığın, alacaklı şikayetçi vekili sıfatıyla, borçlu M.. K.. hakkında, Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 06/07/2004 tarihli ve 2002/484-2004/801 sayılı kararına istinaden, toplam 19.021.913.978 TL alacağın tahsili için Antalya 7. İcra Müdürlüğü’nün 2004/7398 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü ilamlı haciz yoluyla takip sırasında, alacağın tamamını haricen tahsil ettiği halde, şikayetçiye vermeyip uhdesinde tutmak suretiyle görevi kötüye kullanma ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan ve tanıklar beyanı ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın vekaleten katılan adına avukatı olarak yaptığı icra takibi nedeniyle tahsil ettiği paraları, katılana vermemekten ibaret eyleminin bir bütün halinde TCK’nın 155/2. maddesi gereğince, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek görevi kötüye kullanma suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın gözetilmesine, 10.12.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı