ders notuMedeni Hukuk

Gerçek Kişi Kavramı | Ders Notu

Medeni hukukta gerçek kişiler

Hukukta hak sahibi olabilen ve borç altına girebilen varlıklara kişi (şahıs) denir. Hukuk düzenimiz Gerçek kişiler ve tüzel kişiler olarak 2 tür kişi tanımlamıştır.

GERÇEK KİŞİLER

Gerçek kişiler, sadece tam ve sağ doğan insanlardır. Başka herhangi bir canlının gerçek kişi olma özelliği yoktur.

Kişilik ve Kişiliğin Başlangıcı

Kişilik, kişiye bağlı ve hukukça korunan bedeni, manevi ve hukuki nitelikteki varlıkların tümüdür. Kişilik çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar. Çocuğun tamamen doğmuş olması, onun ana rahminden tamamen ayrılarak bağımsız bir varlık haline gelmiş olmasıdır. Çocuğun sağ doğması ise, ana rahminden ayrıldıktan sonra bir saniye dahi olsa yaşaması demektir. Yaşama kabiliyetine sahip olması aranmaz.

Çocuk hak ehliyetini ise sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren kazanır. Ana rahmine düşmüş olan çocuğa cenin denir. Mirasçılar arasında cenin varsa mirasın taksimi onun doğumuna kadar ertelenir. Mirasın açıldığı anda henüz var olmayan bir kimseye art mirasçı ya da art vasiyet alacaklısı olarak tereke veya tereke malı bırakılabilir.
Doğum olayı kişisel durum sicili ile ispatlanır. Doğum bir ay içinde nüfus memuruna bildirilir.

 Kişiliğin Sona Ermesi

Gerçek kişilik 2 halde sona erer. Bunlar Ölüm ve gaiplik kararının verilmesi halleridir.

a) Ölüm:
Ölüm gerçek kişiliği sona erdiren hukuki bir olaydır. Ölüm, biyolojik (büyük hayat fonksiyonlarının durması) ve beyinsel ölüm (beyin hücrelerinin ölümü) olmak üzere iki şekilde ortaya çıkar. Ölüm anının tespiti organ nakli ve miras bakımından önem taşır. Ölüm ile kişilik sona erer, o kişinin şahsiyet hakları ve şahsa bağlı hakları ortadan kalkar. Malvarlığı hakları ise bir kül halinde mirasçılarına geçer. (Buna Külli halefiyet denir.)
Bir kişinin ölmüş olduğunun ispatı bundan kendi lehine bir hak sağlayacak kimseye düşer.

Not:  İnsan cesedi eşya sayılmaz.
Ölüm konusunda ispat kolaylığı bakımından kanunumuz iki karine kabul etmiştir.Bunlar ölüm karinesi ve birlikte ölüm karinesidir.
1) Ölüm Karinesi: Ölümüne kesin gözle bakılacak bir halde kaybolan ve cesedi bulunamayan kişi ölmüş sayılır. Bu kimsenin nüfus kütüğünün ilgili yerine mahallin en büyük mülki amirinin emriyle(vali vb.) ölüm kaydı düşürülebilir. Bu durumda bir mahkeme kararına ihtiyaç yoktur fakat gerekirse karar da alınabilir. Örneğin havada infilak ederek denize düşen bir uçakta yolculuk etmekte olan ve cesedi de bulunamayan bir kimsenin ölmüş olduğunu ispat etmek imkansız olacak kadar güçtür. Kanun bu halde ‘’Ölüm Karinesi’’ ile ilgilileri ispat yükünden kurtarmaktadır.

2) Birlikte Ölüm Karinesi: Birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse hepsi aynı anda ölmüş sayılır. Bu kişiler birbirlerinin mirasçısı olamazlar. Örnek vermek gerekirse, aynı uçakta yolculuk yapan A ve annesi B uçağın düşmesi sonucu yanarak ölmüştür. Hangisinin önce öldüğü belli değildir. Bu durumda birbirlerine mirasçı olamazlar.

NOT: Ölüm ve birlikte ölüm karineleri adi karinelerdir yani bunların aksi her türlü delille ispatlanabilir.

b) Gaiplik:

Bir kimsenin gaipliğine iki halde karar verilebilir: 1Ölümüne olası gözle bakılabilecek bir tehlike içinde kaybolan kimsenin, kaybolmasından itibaren 1 yıl geçtikten sonra ilgililerin talebi üzerine mahkemece (asliye hukuk mahkemesi) gaipliğine karar verilir. 2) Kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimse hakkında, son haber  tarihinden itibaren 5 yıl geçtikten sonra ilgililerin talebi üzerine mahkemece gaipliğine karar verilir.

Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilanla çağırır. Bu süre, ilk ilanın yapıldığı günden başlayarak en az 6 aydır.
Gaiplik kararı, o kişinin ölmüş olduğuna ilişkin bir karine oluşturur. Gaiplik kararı, verildiği andan itibaren değil, geriye dönük olarak, gaibin ölümüne olası gözle bakılacak bir durumda kaybolduğu veya ondan en son haber alındığı tarihten itibaren hükümlerini doğurur.

Gaibin mirası teminat karşılığında mirasçılara teslim edilir. Söz konusu teminat; ölümüne olası gözle bakılacak halde kaybolma için 5 yıl , uzun süreden beri haber alınamama hali için 15 yıl ve her halde en çok gaibin 100 yaşına varmasına kadar gösterilir. Bu süreler geçtikten sonra miras kesin olarak kazanılır. Gaip daha sonra ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederlerse, tereke mallarını teslim almış olanlar, aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdürler.

NOT: Gaiplik kararı ile gaibin evliliği kendiliğinden sona ermez. Gaibin eşi ya gaiplik davasıyla birlikte veya ayrıca açacağı bir dava ile evliliğin feshini istemelidir.

Karineler | Ders Notu

Tüzel kişiler ders notu için ; Tüzel kişi kavramı

Etiketler

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Merhaba sitemizin tek gelir kaynağı reklamlar sunucu ve alan adı ücretlerini çıkarabilmek için reklamlara ihtiyacımız var lütfen kullanıyorsan adblocker vb programları kapatır mısın ? Kullanmıyorsan verdiğimiz rahatsızlık için özür dileriz.



reklamdestek



Hukuk makaleleri , hukuk testleri , hukuk fakültesi hakkında bilgiler , sınav rehberliği ve bir çok makale bulunan sitemiz masraflarını kendi çıkarması gerekiyor bu sebeple reklamlar aracılığı gelir toplamaya çalışıyorum.Kesinlikle sizi rahatsız edecek hiçbir reklam bulunmamaktadır.Reklam engelleyicinizi kapatmayı sitenin iyiliği için unutmayın.Emeğe saygı teşekkürler.